Derya Baykal Örgü Modelleri

Varis Tedavisini Kesinlikle Ertelemeyin

Varis Tedavisini Kesinlikle Ertelemeyin

Varis Tedavisini Kesinlikle Ertelemeyin
Çok sayıda klinik çalışma, bacaklarda varis görülme olasılığının, kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha çok bulunduğunu gösteriyor. Görülme sıklığı da yaşla beraber artıyor. Kadın-erkek fark etmeksizin bireyler incelendiğinde, varis görülme oranının 40 yaşındakilerde %22, 50 yaşındakilerde %35, 60 yaşındakilerde %41 bulunduğu meydana çıkıyor. Yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak bakıldığında, bütün dünyada genel olarak venöz yetmezlik sıklığının %20-%60 arasında bulunduğu biliniyor.
Türkiye’de halk arasında ‘varis’ olarak tanınan ‘venöz yetmezlik’ en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Tedavi edilmediği takdirde pulmoner emboli gibi mühim bir riski de barındıran varisler hareket etmeyen hayatın arttığı pandemi döneminde daha ciddi bir problem durumuna gelmiş durumda. Oysa varislerin tedavisi önceden bulunduğu gibi zor ve ağrılı değil. Kalp ve Damar Cerrahisi Eksperi Prof Dr Semih Barlas, kapakları kaçıran (venöz yetersizlikli) damarın genel anestezi altında çıkartılmasını ya da yerinde bağlanmasını amaçlayan, çok uzun süren iyileşme dönemlerine niçin olan classic ameliyatların geride kaldığını söyledi.
Varislerin niçini venöz yetmezlik
Vücudumuzdaki pis kanı, kalbe ve akciğerlere temizlenmek üzere taşıyan venler (toplardamar) bulunmaktadır. Bacak venleri, bu görevlerini, aşağıdan yukarıya, yani yerçekiminin aksine gerçekleştirdiklerinden, içlerinde tek yönlü olarak çalışan kapakçıklar bulunmaktadır. Bu kapakların bozulması ve geriye kaçırmasına venöz yetmezlik denir. Venöz yetmezliğin belirtilerine de varis adı verilir.
Hareketsiz hayat venöz yetmezliğe çağrı çıkarıyor
Pandemi döneminde insanlar tercihen ya da mecburi olarak faaliyetlerini kısıtlamak halinde kaldı. Uzaktan çalışma sistemi, sokağa çıkma yasakları ve kış aylarının natural hayat tipi biraraya geldiği zaman insanlar vakitlerinin büyük kısmını kapalı alanlarda hareket etmeyen geçirdi. Bu da venöz yetmezliğe çağrı çıkarabiliyor. Hareketsiz kalındığında bacaklardaki venlerin içersinde tespit edilen kapakların çalışması bozulabiliyor, baldır adelesinin venler üzerindeki masaj tesiri azalabiliyor ve buna ek olarak gerçekleşen kilo artışı venöz yetmezliğe ve varislere yol açabiliyor.
En ciddi risk pulmoner emboli
Venöz yetmezlik tedavi edilmediğinde, bacak damarlarında pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabilir. Böylesine bir pıhtı, ister bacağımızın en iç kısımlarında yer alan ana damarlarda (derin venöz trombüs-DVT), isterse daha yüzeye yakın damarlarda olsun, bulunduğu yerinden kopacak olursa, ilk ulaşacağı amaç akciğerlerdir. Buna ‘pulmoner emboli’ (akciğer içersinde pıhtı) adı verilir. Pulmoner emboli, çok ciddi bir tablo olup, hayatsal risk yaratır.
Varisin tedavisi bundan sonra eskisi gibi zor değil
Varis tedavisinde 2007’den sonra büyük gelişmeler kaydedildi. Kapakları kaçıran (venöz yetersizlikli) damarın genel anestezi altında çıkartılmasını ya da yerinde bağlanmasını amaçlayan classic ameliyatlar, hastalığın 5 sene içersinde büyük oranda tekrarlaması niçiniyle terkedildi. Şu anda sarfedilen sahip olunan tedavi yöntemleri hastanın günlük yaşantısını ve iş hayatını olumsuz etkilemiyor. Hasta günlük hayatına kaldığı yerden devam edebiliyor.
Varislerin tedavisinde bundan sonra genel anesteziye bile lüzum yok
Venöz yetmezliğin tanısında kişilerin şuurlu olması çok mühimdir. Ayak bileklerindeki şişlik ya da çorap lastik izi, kılcaldan kalına doğru değişik çaplarda olabilen damarların bacaklarda fark edilmesi, huzursuzluk hissi ilk belirtilerdir. Böyle hallerde bir kalp damar cerrahıyla şikayetlerin paylaşılması, bacağın muayene edilmesi ve venöz dopler adı verdiği çok detaylı bir bacak ultrason araştırması yapılması önerilir. Ultrason neticesine göre de tedavi tekniği belirlenir.
Günümüzde yapılan tedavi yöntemleri lokal anestezi altında ve kısa sürede yapılabilmekte. Bu amaçla hastalar pandemi niçiniyle çekinip tedavilerini aksatmamalı. Varislerin durumuna göre belli başlı tedavi yöntemleri şunlardır;
A) Yüzeyel Köpük Skleroterapi (VFS): Bacaklardaki 1-3 mm çapındaki kılcal damarların tedavisinde uygulanmakta olan bir yöntemdir. Çok ince iğneler ile, damarların içine köpüklü bir ilaç verilmekte ve damarlar ortadan kaldırılmaktadır. Hafif venöz yetmezlik hallerinde yapılır. Kozmetik bir prosedürdür ve anestezi lüzumtirmez.
B) Yüzeyel Lazer Tedavileri: Genelde Yüzeyel Köpük Skleroterapi’ye, lüzumlu hallerde ek olarak uygulanmaktadır. 0.5-1mm çapındaki çok ince kılcallarda başarı sağlamaktadır. Daha kalın damarlara uygulandığı hallerde, kalıcı yanık izlerine yol açabilir ya da başarısız kalabilir. Hafif venöz yetmezlik hallerinde yapılır. Kozmetik bir prosedürdür ve yeni nesil lazer cihazları kullanıldığında anestezi lüzumtirmez ve ağrısıdır.
C) Ambulatuvar Flebektomi (AP): 3mm’den daha kalın, spagetti makarna görüntülü kalın damarlara yapılır. Lokal anestezi altında, dikiş lüzumtirmeyen, 1mm’lik kesiler içersinden, söz hususu damarlar çıkartılmaktadır. Tıbbi bir prosedürdür.
D) Endovenöz Trunkal Ablasyon (EVTA) : Orta-ileri düzeyde venöz yetmezliğin bulunduğu hallerde yapılır. Lokal anestezi altında, damarın içine yerleştirilen bir kateter (ince boru) yardımı ile
1 radyofrekans enerjisi ya da
2 lazer enerjisi ya da
3 bir tür zamk verilerek hasta damarının tahrip edilerek büzüştürülmesi ve iptal edilmesi amaçlenir.
EVTA, hangi tip kateter kullanılarak yapılırsa yapılsın, tıbbi bir yöntemdir.
E)Doppler Altında Kimyasal Ablasyon (DGS): Ultrason görüntüleme altında damarın içine büzücü ilaç sıkılmaktadır. Genelde EVTA işleminin tamamlayıcısı olarak, orta-ileri venöz yetmezlik hallerinde kullanılır. Yaklaşık 5-15 dk’da yapılır ve rastgele bir anestezi lüzumtirmez. Tıbbi bir yöntemdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ