Derya Baykal Örgü Modelleri

Böbrek Hastaları İçin İyi Yaşama Önerileri

Böbrek Hastaları İçin İyi Yaşama Önerileri

Böbrek Hastaları İçin İyi Yaşama Önerileri
Merhaba bugünkü konuğumuz İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Erkoç “Böbreklerimiz bedenimizde zehirli maddelerin atılmasından kemik iliği ve sıhhatli kan yapımına dek çoğu mühim vazife üstleniyor. Tüm organlarımızın sıhhatli çalışması amacıyla böbreklerimizin sıhhatli olması lüzumiyor. Oysa hatalı hayat alışkanlıklarımızla böbreklerimizi süratle yıpratıyoruz. Ülkemizde böbrek hastalarının adedi 9 milyona ulaştı ve her 6-7 yetişkinden biri böbrek hastası olarak karşımıza çıkıyor.” diyor.
Düzenli egzersiz yapın!
Özellikle son bir senedir Covid-19 pandemisi nedeniyle ister istemez hareket etmemezlik had safhaya ulaştı. Fakat lüzum böbrek sağlığını itimatliğini sağlamak, lüzumse böbrek hastalığıyla mücadele etmede derli toplu egzersiz gerçekleştirme kilit rol oynuyor. Düzenli egzersiz; bilhassa de haftanın en az üç günü yapılacak 45 dakikalık tempolu yürüyüş, böbreklerin kanlanmasında büyük ehemmiyet taşıyor. Hareketsiz (sedanter) hayattan uzak durmak, böbrek hastalığıyla mücadele sürecinde destek sağlıyor.
Günde kesinlikle 1,5-2 litre su amacıyla!
Böbreklerin fonksiyonlarını iyi edebilmesi amacıyla en asli ihtiyacı, su! İçtiğimiz suyla kandan süzülen zararlı maddeler idrar durumuna getiriliyor ve bedenimizden fakat bu şekilde uzaklaştırılıyor. Vücudumuzda yeterli miktarda su bulunmadığında böbreklerimiz çalışmak amacıyla çok daha çok güç harcıyor ve yıpranması süratlenıyor. Bu amaçla böbrek hastalarının hayat kalitelerini artırmaları hedefiyle her gün kesinlikle 1,5-2 litre su içmeleri lüzumiyor.
Aşırı tuz kullanımınden kaçının!
Dünya Sıhhat Örgütü günde 5 gram, yani bir tatlı kaşığı tuzdan çok tüketilmemesi konusu ile alakalı uyarırken, ülkemizde günlük tuz kullanımı 18 gramı buluyor. Fazla tuz sağlığımız ve böbreklerimiz amacıyla tam bir düşman olmasından tuzu azaltmak böbrek hastalığı tedavisinin en mühim basamağını oluşturuyor. Yemeklere tuz eklemeye lüzum yok, çünkü hiç tuz eklemediğimizde bile sebzelerden 2 gram tuz alıyoruz.
Fazla kilolarınızdan kurtulun!
Kilo alabilmek obezitenin yanı sıra idrarda protein kaçağına da yol açıyor. Bu amaçla sıhhatli diyet ve derli toplu egzersizle çok kiloları vermek ve uygun kiloyu itimatliğini sağlamak çok mühim. Günümüzde çocuklarda da obezite süratle yaygınlaştığı amacıyla böbrek hastalığı çocuk yaşta da görülür duruma geldi. Çocukların hareket etmeyen kalmalarının kesinlikle önüne geçmek, sıhhatli beslenmeye ve spora özendirmek lüzumiyor.
Prof. Dr. Sevgi Erkoç: “Tedavide bu Hatayı yapmayın!”
Dünya Böbrek Günü Yürütme Kurulu’nun 2021’i “Böbrek Hastalığıyla İyi Yaşam” senesi ilan ettiğini bildiren Prof. Dr. Sevgi Erkoç, “Bu yılki slogan; böbrek hastalığını en iyi şekilde yönetmenin, fakat sıhhat çalışanları, hastalar ve yakınlarının beraber bir ekip olmasıyla olası olacağı vurgusu gerçekleştirmetadır. Hastaların iyi hayatasını gerçekleştiren uygulamaların geliştirilmesinde hastalar ve yakınları ile kuvvetli bir ortaklığın kurulması mühimdir. Hedefimiz böbrek hastalarına bu hastalık ile iyi yaşayabileceklerine dair itimat ve umut vermektir.” diyor.
Günümüzde süreğen böbrek hastalığı idaresi ve tedavisindeki sahip olunan yaklaşımın, böbrek fonksiyonlarındaki kaybın yavaşlatılmasına odaklandığını ve genelde hastalara çok çok söz hakkı tanınmadan, kendilerinden sıkı diyet ve ilaç kullanım kurallarına uymalarının beklendiğini bildiren Prof. Dr. Sevgi ErkoçUnutulmamalıdır ki, böbrek hastalığı ile hayat sürdüren insanlar da, her şeyden evvelce iyi yaşayabilmek ve sosyal işlevselliklerini sürdürmek, özetle hayatları üstünde denetim sahibi olmak hakkına sahiptirler. Hastaya değil, hastalığa merkezli yaklaşım, hastalıklarının idaresi ve tedavisine anlamlı bir şekilde dâhil olmadıklarından dolayı, hastaların temsiliyetini ortadan kaldırır. şu şekilde diyor: “Oysa bu hastalık merkezli yaklaşım, hastaların evvelceliklerini ve değerlerini tatmin edici bir şekilde yansıtmadığı amacıyla başarısız olabilir.
Hastalığın izleminde hastaların ve tedavi ekibinin beraber hareket etmesi, hastaların tedavi sürecindeki duygu ve düşüncelerinin ehemmiyete alınması çok mühimdir. Hastaların bu süreçte aktif olmaları, tedavileriyle alakalı daha memnun olmalarına ve böylelikle daha başarılı klinik sonuçların elde edilmesine yardımcı olmaktadır.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ